Dersiam.Com

Egitim portali

Archive

February 22nd, 2015

Osmanlı (Medrese) Eğitim Sisteminin Vasıfları

Anadolu İslâm Medeniyeti’nin temeli, İslâm kültürüne dayanır. Büyük Selçuklu Devleti (1037-1157), Anadolu Selçuklu Devleti (1075-1308), Anadolu Beylikleri Dönemi ve Osmanlı Döneminde (1299-1920) bütün teşkilâtlarda ve toplum hayatında yegâne tesirli unsur “İslâmiyet”tir.

Yağıbasan Medresesi

Tokat ili Niksar ilçesindeki Yağıbasan Medresesi, kitabesinden öğrenildiğine göre Danişmendli Emiri Nizamettin Yağıbasan tarafından 1157–1158 yıllarında yaptırılmıştır. Giriş kapısı üzerindeki kitabenin mealen anlamı şöyledir:

“Bu mübarek bina, el melik el âlem, el adil ebu-l Muzaffer Yağıbasan bin Melik Gazi bin Melik Danişment’in emri ile h.552 senesinde yapılmıştır.”

Bu kitabe İbrahim Hakkı Uzunçarşılı tarafından Melik Gazi Türbesinde bulunmuştur.

Mehmed I Medresesi

Çelebi Sultan Mehmed tarafından 817-820 (1414-1417) yılları arasında yaptırılmıştır. Yapı erken dönem Osmanlı medreseleri içinde âbidevî görünümü, Osmanlı öncesi Türk mimarisine bağlanan tasarımı ve Memlük mimarisinden etkiler taşıyan ayrıntılarıyla dikkati çeker.

February 21st

Çay Medresesi

XIII. yüzyıl Anadolu Selçuklu medresesi.

Caca Bey Medresesi

Kırşehir’de XIII. yüzyılda İlhanlılar döneminde yapılan medrese.

Orta Anadolu’da Kırşehir’in yerleşim merkezinde inşa edilmiştir. Cümle kapısı üstündeki Selçuklu sülüsü ile iki satır halinde yazılmış kitâbesine göre Kılıcarslan’ın oğlu III. Keyhusrev zamanında 671 (1272/73) yılında Nûreddin Cebrâil (Cibrîl) b. Caca tarafından yaptırılmıştır. Anadolu’da İlhanlı (Moğol) istilâsı sırasında Kırşehir emîri olan Cacaoğlu Nûreddin’in Kırşehir’den başka Kayseri ve Eskişehir’de de hayratı vardır.

Burûciye Medresesi

Sivas’ta XIII. yüzyılda yapılan medrese.

Avgunu Medresesi

Kayseri’de bir Anadolu Selçuklu medresesi.

Gevher Nesibe Şifahânesi (Çifte Medrese) yakınındadır ve ona olan benzerliğinden dolayı XIII. yüzyılın başlarına tarihlenir. Yakın zamana kadar oldukça harap ve evler arasına sıkışmış durumda bulunan bina, son yıllarda onarılmış ve çevresi açılarak ortaya çıkarılmıştır.

Alâeddin Camii ve Medresesi

Sinop’un Camiikebir mahallesinde bulunan şehrin en büyük camisi ve medresesi.

Akmedrese

Niğde’de Karamanoğulları devrinde yapılmış bir medrese.

Ahmed Gazi Medresesi ve Türbesi

Milas Peçin’de Menteşeoğulları dönemine ait medrese ve türbe.

Medreset'ün Nüvvâb

Bağımsızlık sonrası Bulgaristan’da Müslümanların dinî eğitim ve ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulan müessese.

Medreset'ül Kudât

Şer‘î mahkemelere hâkim yetiştirmek üzere şeyhülislâmlığa bağlı olarak kurulan hukuk medresesi.

Medreset'ül Islâh

Hindistan’ın Uttar Pradeş eyaletinde bir eğitim kurumu.

Medreset'ül Hattatîn

Hüsn-i hat ile İslâm kitap sanatlarının öğretim ve eğitimi için 1914’te kurulan Osmanlı müessesesi.

February 20th

Osmanlıcanın Kendi Arasında Kronolojik Sıralaması

1. Eski Osmanlı Türkçesi: 15. yüzyıldan 16. yüzyıla kadar.

2. Klasik Osmanlı Türkçesi: 16. yüzyıldan 19. yüzyılın ikinci yarısına kadar.

3. Yeni Osmanlı Türkçesi: 19. yüzyılın ikinci yarısından 20. yüzyıla kadar.

20. yüzyıl başlarında gelişen Türkçülük hareketi dilde sadeleşme ve öz Türkçe sözcüklerin kullanılması fikrini doğurmuş, modern Türkiye Türkçesi dönemi başlamıştır.

1928 yılında yapılan Harf Devrimi'nin sonucunda Latin alfabesi kaynaklı yeni Türk harfleri kullanılmaya başlanmış, böylelikle Osmanlı Türkçesinin kullanımı son bulmuştur.

Osmanlıca nedir? Eski Türkçe midir?

Son dönemde tartışılan karma eğitim ve Osmanlıca dersi konusu son günlerde gündemden düşmüyor. Peki Osmanlıca nedir?

13 ile 20. yüzyıllar arasında Anadolu'da ve Osmanlı Devleti'nin yayıldığı bütün ülkelerde kullanılmış olan, Arapça ve Farsçadan etkilenmiş Türk dili. Alfabe olarak Arap alfabesinin Farsça ve Türkçe için uyarlanmış bir biçimi kullanılmıştır. Halk arasında bazen yanlış kullanım olarak bu dil dönemi için “Eski Türkçe” tabiri de kullanılmaktadır.

Osmanlı lisanı ne lisanıdır ve nereden çıkmıştır?

Osmanlı lisanı tabirini pek de doğru görmüyoruz çünkü bu unvan Selâtin-i Osmaniye’nin birincisi, fatih-i meşhurun nam-ı âlilerine nisbetle müşarünileyhin tesis etmiş oldukları bir devletin unvanıdır. Hâlbuki lisan ve cinsiyet müşarünileyhin zuhurundan ve bu devletin tesisinden eskidir. Asıl bu lisanla mütekellim olan kavmin ismi “Türk” ve söyledikleri lisanın ismi dahi “lisan-ı Türkî”dir. Cühela-yı avam indinde mezmum addolunan ve yalnız Anadolu köylülerine ıtlak edilmek istenilen bu isim intisabıyla iftihar olunacak bir büyük ümmetin ismidir.

Osmanlı Türkçesinin Kaynakları

Osmanlı İmparatorluğu'nda orta ve yüksek eğitim sistemi Fatih Sultan Mehmet döneminde (1451-1481) yapılanıp Yavuz Sultan Selim (1512-1520) döneminde olgunlaştı. Eğitim dili sadece Arapça idi. Dolayısıyla bu dili bilmek ve rahatça kullanabildiğini göstermek, eğitimli olmanın gereği sayılırdı. Seçkin bir azınlık, klasik edebiyat dili Farsçayı da öğreniyordu. Klasik Arap ve Fars literatürünün kaynaklarını tanımak, bu iki dilin gramer ve söz varlığının nüanslarına hâkim olmak, kültürlü bir Osmanlı'yı basit halktan ayırt eden özelliklerdi.

Medrese

Islâm egitim tarihi içinde müstesna bir yeri bulunan Osmanli medreseleri, orta ve yüksek tahsili gerçeklestiren müesseselerdi. Medrese, memleketin ihtiyaç duydugu kültürü veren ve elemanlari yetistiren bir egitim ve ögretim kurulusudur. Daha önceki devirlerde oldugu Osmanli'da da sahislar tarafindan tesis edilen ve yasamasi için vakiflar kurulan medreselerin hocalarina "müderris" (profesör), yardimcilarina da "muîd" (asistan, arastirma görevlisi) denirdi. Medrese talebesi ise "danismend", "suhte" veya "talebe" adlariyla anilirdi.

Sıbyan Mektebi

İslâm ülkelerinde ve özellikle Osmanlılar’da çocuklara temel eğitimin verildiği yer.

Enderûn Mektebi

Osmanlılar’da idarî ve askerî kadronun yetiştirilmesi için teşkil edilen saray eğitim kurumu.

Acemi Oğlanlar Ocağı

Osmanlı Devleti’nde Kapıkulu ocaklarına asker yetiştiren Acemi Ocağı neferlerine verilen isim.

February 19th

Osmanlıca

Osmanlıca ile alakalı yazılar

Osmanlı ve Şeyhülislamlık

İlim hayatı, oluşan geleneğin icabı olarak birçok ulemâ ailesinin ortaya çıkışına zemin hazırlamıştır. Osmanlı döneminde bu durumun daha kuvvetli bir şekilde kendini gösterdiği bilinmektedir. Köklü ailelere mensup şeyhülislâmların sayısı büyük bir yekün tutmakta, Dürrîzâdeler, Hocasâdeddinzâdeler ve Mirzazâdeler çok sayıda şeyhülislâm çıkaran ailelerin başında yer almaktadır.

Anket

Meslek liselerin yaşadığı katsayı sorunu nasıl değerlendiriyorsunuz:

Son yorumlar